Antik Yunan ve Roma'da CevizCeviz, daha önce de bahsettiğimiz gibi çok uzun süredir hayatımızda. Hazar kıyılarında ilk kez kullanılmaya başladığından bu yana (bu konudaki en eskiye tarihlenen bilgilerimiz Hazar’ı işaret ediyor) pek çok uygarlık tarafından önemli bir besin ve ticaret kaynağı olarak kullanılmış. Lezzetli yiyecekler yapmanın yanında ticari bir ürün olması bazı uygarlıkların geçim kaynağı bile olmuş zamanında.

Antik Yunan ve Roma’da Ceviz

Ceviz ile ilgili tutarlı ve kesinliğe en yakın bilgilerimiz Antik Yunan ve Roma’ya dayanıyor diyebiliriz. Zaten tarihsel olarak bakıldığında eskiye dair en yerleşik bilgileri edinebildiğimiz dönem de bu dönem olarak görülüyor.

Antik Yunan ve Roma’da Ceviz önemli bir besin ve şifa kaynağıymış. Hem çiğ olarak hem de yemeklerde ve içeceklerde kullanılmış, bazı hastalıkları tedavi etmek için de şifacılar tarafından kullanıldığı biliniyor.

Hatta Antik Romalı yazar Plinius’un, cevizi “hastalıklara karşı bir panzehir” olarak övmüş olduğu da biliniyor. Sürekli olarak tüketimi vücut dengesini sağladığı gibi bazı hastalıklar sırasında kullanımı da tedavi edici özelliklerini ortaya çıkarıyor. Özellikle mide ve sindirim sistemi üzerindeki etkilerinden dolayı Antik Yunan ve Roma’da ilgili hastalıkların tedavisinde sıkça kullanılmış. Ayrıca cilt ve saç sağlığını koruduğu için de sıklıkla kullanılıyormuş her iki medeniyette de. Saç sağlığı için ceviz kabuklarını kaynatılmasından elde edilen sıvının saça sürülmesini anlatan metinler de mevcut.

Bunun yanında dini ve kültürel olarak da bu medeniyetlerdeki önemi büyük. Bereket ve zenginliğin sembolü sayılan ceviz bir anlamda saygı duyulan bir yemiş halini almış o dönemlerde. Görkemli şekilde genişleyen ceviz ağacının bu kültürlerde kutsal bir nesne olarak düşünüldüğü de biliniyor.

Hipokrat tarafından beynin gıdası olarak nitelendirilen ceviz ile ilgili günümüzde yapılan araştırmalarla Hipokrat’ın da ne kadar haklı çıktığı bilinmekte.
Sağlık ve lezzet kaynağı olan cevizin bahsettiğimiz iki kültürde de bu kadar öne çıkan bir ürün olması tarihin başlangıcından beri ne kadar önemli olduğunun da bir göstergesi aslında. Bakıldığında sadece besin olarak değil kültürel, dini, sembolik, ticari, tıbbi pek çok alanda etkileri tartışılmaz.